23 Ekim 2015 Cuma

Stil Önerisi #12

Deri Ceket : MICHAEL MICHAEL KORS
Üst : GIVENCHY
Jean : IRO
Ayakkabı : HOGAN
Çanta : Alexander WANG - Rocco
Bilezik : ALBERTA FERRETTI
Parfüm : CALVIN KLEIN - Euphoria



Herkese yeniden merhaba! Yağmurlu bir hafta ortasında oradan oraya koşuştururken aradığım tek şey rahatlıktır.Sonbahar içimi karartmış gibi görünebilir.Ama hepimiz biliyoruz ki siyah ve gri parçaların modası asla geçmez! Modası asla geçmeyecek bir diğer parçaysa elbette deri cekettir.Cool olmanın sembolü ve basiti göklere taşıyacak en önemli mevsimlik parça olan deri ceketinizi dolaplarınızdan çıkarın bakalım hanımlar :) Kombini tamamladığım kalın topuklu ayakkabılar bu sezon en sevdiğim ayakkabılar oldular.Aslında bir türlü içim ısınmazdı kalın topuk furyasına ama bu sezon bir süre ayaklarımdan çıkmayacak gibi duruyorlar.Bu arada evet yağmur çamur çat kapı geldi ama ben hala atletlerimi bırakamadım.Daha önce hiç söyledim mi bilmiyorum ama kalın kıyafetler beni çok sıkıyor.Kar kıyamet olsa dahi incecik giyinenlerden biriyim :) Bir de bu stil önerisine en çok at kuyruğu yakışır.Tabi siz saçlarınızı yağmura ve rüzgara teslim etmek istiyorsanız o ayrı.Stil önerim hakkındaki yorumlarınızı aşağıya bırakabilir ve bir sonraki stil önerisinin hikayesini siz belirleyebilirsiniz.Bir sonraki yazıya kadar sevgiler...
Devamını oku...

19 Ekim 2015 Pazartesi

5 Adımda Sonbahar Güzelliği

Dior




1.Yeşil ve mavi ile büyüleyin : Yeşil ve mavi bu sonbahar saçlarda, manikürde her yerde olmaya devam ediyor.Ben bu sezon en çok Dior oje koleksiyonunun yeşil rengini sevdim.Her gün sürsem sıkılmayacağım bir renk doğrusunu söylemek gerekirse.Yeşilin her tonuna aşina olmasam da koyu yeşil ve mavinin her tonu her zaman favori renklerim arasında olmuştur.







Dolce Gabbana 






2.Dudaklarınıza renk verin : Bir süredir dudaklarımızda nude tonlar kol geziyordu.Çilek dokularını ve vişne çürüklerini unutmuştuk diyebilirim.Bu sonbahar dudaklarınıza renk vermekten korkmayın! Gül kuruları ve kırmızının en güzel tonları olmak üzere daha bir çok rengin bu sonbahar dudaklarınızda yeri var.








Fendi





3.Eyeliner varsın biçimli olmasın : Eyeliner kuyruğum oldu mu ? Bir gözüm düzgün diğeri yanından bile geçmiyor derken eyeliner sürmekten bıkmış olabilirsiniz.Bu sonbahar kuralları yıkıyoruz! Fütursuzca çekin eyelinerınızı, olabildiğince farklı olun.Minimal çizgiler kullanın paralel veya V şeklinde olabilir.Seçim size kalmış ama bu sezon ve gelecek sezon da minimal çizgiler makyaj trendi olmaya devam edecek gibi gözüküyor.







Proenza Schouler





4.Saç bandı geri dönüyor : Saç bandı dönem dönem moda olup dönem dönem de etkisini yitiren parçalar arasında yerini alır.60'ların kadınını gözlerinizin önüne getirdiğinizde akla gelen ilk aksesuar saç bandı olacaktır.Nerede,nasıl kullanıldığı ve hangi materyalden olduğu önemli olmakla beraber bir çok tarza yatkınlığı vardır.Çok basit bir kombini bile saç bandıyla uçurabilirsiniz.







Christian Dior




5.Ensede kuyruk akımı var : Sonbahar defilelerinde ve hatta 2016 ilkbahar/yaz defilelerinde de ensede kuyruk akımı baş gösterdi.Dağınık modern at kuyruklarının yerini net daha kadınsı ensede kuyruk alıyor.Çeşitli aksesuarlarla bu saç modelini gündüz ve gece kullanmak da mümkün.



Devamını oku...

7 Ekim 2015 Çarşamba

Stil Önerisi #11

Elbise : Dolce&Gabbana
Çanta : Burberry
Ayakkabı : Michael Kors
Saat : Cartier
Optik Gözlük : Dior
Kolye : Shaun Leane



Yağmurlu bir günden herkese merhaba! Yaz bitti ofislere dönüş vakti geldi.Ekim dediğin koşuşturma ve yeni proje toplantılarıyla geçer.Hemen hemen her sabahı acelemiz vardır.Bu sıkışıklıkta bizi kurtarsa kurtarsa tek parça bir kalem elbise kurtarır :) Klasik parçaların birleşimi basittir fakat her daim iş görür.Benim gözler bozuk ve bilgisayar, dosyalar derken çok yoruluyorum.Bu yüzden optik gözlüğüm her daim çantamda bulunur.Lense ara verdiğim günler optik gözlük benim can dostumdur.Bu tür tek parça elbiseleri takıyla öldürmekten hep kaçınırım.Bu yüzden basit bir kolye ve şık bir saat gibisi yok benim için.Bu kadar koşuşturma dedin stiletto mu giydin derseniz.Rahat olmayı sevdiğim kadar feminen görünmek de benim için önemli :) Bu yoğun günlerde 7-8 cm yüksekliğinde ayakkabılar sizi çok da zorlamayacaktır.Tüm gün sizi idare edebilecek ve şıklığınızı tamamlayacak bir çanta seçmek de oldukça önemlidir.Çantanın birden fazla gözü olmalı ki tüm gün beni idare edecek her ne varsa içine sığsın :) Stil önerim hakkındaki yorumlarınızı ve bir sonraki stil önerim için fikirlerinizi yorum olarak bırakabilirsiniz.Bir sonraki yazıya kadar sevgiler...

Devamını oku...

5 Ekim 2015 Pazartesi

Paris Fashion Week / Paris Moda Haftası

Herkese yeniden merhaba! Bugün geçtiğimiz haftanın gündeminde yer alan Paris Fashion Week 'e sizler için bir pencere açıyorum.Moda haftalarıyla 2016 ilkbahar/yaz sezonu şekillenmeye hızla devam ediyor.Merak ettiğim bir çok tasarımcı şaheserlerini bu hafta gözler önüne serdiler.Siz de 2016 ilkbahar/yaz sezonunu benim gibi merakla bekleyenlerdenseniz Paris Fashion Week yazım gelecek sezon hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır.




Issey Miyake




Bir Japon efsanesi Issey Miyake, yeni tasarımlarıyla podyumda rüzgar estirdi.Tasarımcı 2016 ilkbahar/yaz sezonunun günlük giyimine yeni bir soluk getirdi.Modern grafik çizgileri ve rahat kesimleriyle her bir parça göz kamaştırıyordu.Kırmızı,siyah,gri ve mavinin ağırlıklı renkler olduğu Issey Miyake 2016 ilkbahar/yaz koleksiyonu benim kalbimi çaldı :) Eminim hem rahat hem de şık tasarımların birleşimi bir çoğunuzu cezbedecektir. 





Balmain





Merakla beklediğim ve bir çok tasarımına hayranlıkla baktığım Balmain kendi çizgisini bozmadan yeni bir bakış açısıyla karşımıza çıktı.Genç Fransız tasarımcı Olivier Rousteing, yine yapmıştı yapacağını :) İspanyol esintisi yatan fırfırlı etekler,çapraz bağlama üstler büsbütün Balmain için yeni bir doğuşu ifade ediyordu.Transparan detaylar,siyah ve beyaz renkler koleksiyonun önemli bir kısmını temsil ediyordu.Defilede bir çok ünlü güzel podyumda yer aldı ancak Olivier Rousteing melekleri Gigi Hadid ve Kendall Jenner en ilgi çeken ikili olmayı başardılar.






Chloé




Saf bir su gibi podyumda akan Chloé modern şehirli kadınını bir kez daha gözler önüne serdi.Yeri geldiğinde şık yeri geldiğinde salaş parçalarla rahatlığın sembolize edildiği koleksiyonda beyaz ve mavi tonları öne çıkan renklerdi.Yaz gelince ben içinde rahat edebileceğim elbiseler ve şortlar giymeyi severim.Bu yüzden 2016 ilkbahar/yaz sezonu için Chloé bakış açısını sevdim.Tasarımcı çizgisini bozmadan yeni sezonu bizlere sunuyordu.






Christian Dior




Gelecek sezonun günlük giyiminde bir diğer favori tasarım harikası da Christian Dior oldu.yüksek bel eteklere vurgu yapılan koleksiyonda ana renkler siyah ve beyazdı.Bilekten bağlamalı kısa topuklu pabuçlarından kesik üstlerine kadar her bir parça giyilebilirdi.Üstlerde ve şortlarda kullanılan oyuntulu detaylar dikkat çekiyordu.Bazı parçaların bir çok modelde farklı şekillerde tekrar tekrar kullanılması da koleksiyonun çok yönlü oluşuna dikkati çekiyordu.Bambaşka tasarımlar vardı diyemem ama rahat ve sade tasarımları kalbimizi çalmayı başardı :)





Elie Saab




Gece şıklığının ve çekiciliğin adı Elie Saab son defileler arasındaydı.Özellikle Gigi Hadid (ilk fotoğraf) dantel detaylı ve göğüs dekolteli elbisesiyle podyumda bir melek gibi süzüldü.Koleksiyonda siyah,beyaz ve kırmızı ana renklerdi.Ben Elie Saab 'ın günlük giyimden çok gece kıyafetlerine hayran kalıyorum.Bu her sezon böyle oldu.Elbisede işleme ve dantel deyince aklıma hep o gelir.Modern kadınların cazibesi onun elbiseleriyle yeniden hayat bulur.2016 ilkbahar/yaz sezonunda da o çizgisini bozmayan marka Paris Fashion Week 'te baya bir ses getirdi.






Lanvin




Lanvin her daim sıradan olmaktan kaçınmıştır.Paris Fashion Week defilesinde de bunu tekrar görmüş olduk.Cool, şık ve asi koleksiyonu tanımlamaya yetecek kelimeler olurdu doğrusu.Payetli elbiseler ve rahat kesimli parçalar ön plandaydı.Hareketli bir koleksiyondu ancak bana göre değildi :) Ben bunu giyerim dediğim çok az parça vardı.Koleksiyonun renk skalası da baya genişti.Ama diğer tasarımlardan da anlayacağınız üzere siyah ve beyaz 2016 ilkbahar/yaz sezonunun en öne çıkan renkleri oldular.






Maison Margiela




Son olarak Maison Margiela defilesine değineceğim.Bunca defile arasından uzakdoğu kültüründen esinlenilmiş en yoğun defile Maison Margiela oldu.Modern parçaların yanı sıra geleneksel uzakdoğu kıyafetlerine yeni bir soluk getirilmişti.Açıkcası bu koleksiyon bir türlü içime sinmedi.Modellerin saç ve makyajı bana göre her elbiseyi öldürecek nitelikteydi.Diğer defilelerin yanında bu defile bana baya bir basit geldi.
Paris Fashion Week boyunca gözüme takılan detaylar bunlardı.Siz yeni koleksiyonlar hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorum olarak aşağıya bırakabilirsiniz.Bir sonraki yazıya kadar sevgiler :)
Devamını oku...

29 Eylül 2015 Salı

Yulaflı Kurabiye Tarifi

Herkese yeniden merhaba! Bu sabah fark ettim ki ne zamandır sizler için en sık kullandığım tarifleri paylaşmamıştım.Ben de serinleyen havaların en tatlı bulduğum kurabiye tarifini bugünün yazısı olarak sizlerle paylaşmaya karar verdim.Bu tarifi ilk olarak yaz tatilinde yurt dışından gelen kuzenim yoluyla öğrendim.İlk yediğimde benim için kahve yanında yerini alacak önemli bir rutin olacağını biliyordum.Daha sonra ise Arda'nın Mutfağı programında da aynı tarife denk gelince ben neden bloğumda yazmıyorum ki dedim.Şimdiyse bu enfes yulaflı kurabiye tarifiyle sizi baş başa bırakıyorum :)





Malzemeler:

200 gr. oda sıcaklığında tereyağı
½ su bardağı toz şeker
1 su bardağı esmer şeker
2 adet yumurta
1 paket vanilya
3 su bardağı un
3 su bardağı yulaf
1 çay kaşığı karbonat
1 tutam tuz
2 su bardağı kuru yaban mersini
½ su bardağı fındık-dövülmüş


Tereyağını ve şekeri iyice karıştırın.Karışımın homojen olduğundan emin olduktan sonra yumurtaları ekleyerek karıştırmaya devam edin.Geri kalan malzemeleri de ekleyerek tekrar karıştırmaya devam edin.Bu arada harcın içine yaban mersini ve fındık koymak yerine damla çikolata veya sevdiğiniz çeşitli ürünler de koyabilirsiniz.Bu tamamen sizin damak zevkinize kalmış :) Bir kaşık yardımıyla yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye aralıklı bir şekilde yerleştirin.Şekliyle oynamanıza çok gerek yok top halinde koyduğunuzda bir süre sonra eriyip yuvarlak bir şekle giriyor.Önceden 180 ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirin.Fırından çıkardıktan yaklaşık 20 dakika sonra da servise hazır olacaktır.İşte bu kadar basit! Hepinize afiyet olsun :) Tarifi deneyip bana geri dönmeyi unutmayın sakın.Bir sonraki yazıya kadar sevgiler :)


Devamını oku...

26 Eylül 2015 Cumartesi

Stil Önerisi #10

Üst & Ayakkabı : Alexander WANG
Jean : Dolce&Gabbana
Çanta : Stella Mccartney
Güneş Gözlüğü : Dior 'So Real'
Saat : Larsson & Jennings



Herkese yeniden merhaba! Öncelikle hepinizin kurban bayramını kutluyorum ve aileniz ve sevdiklerinizle mutlu hafta sonları diliyorum :) Bugün sizler için yeni bir stil önerisi hazırladım.Malum Eylül bitmek üzereyken bir kez daha yaza elveda diyoruz.Aynı zamanda da sonbahara kapılarımızı açıyoruz.Şortlarımız ve eteklerimiz yeniden yerlerini jeanlere bırakırken salaş bir hafta sonunda dışarı çıkmak istiyorsanız size böyle bir stil önerebilirim.Bugün ayaklarımız botlara çizmelere dönmeden önce son kez sandalet rahatlığına bir dokunuş yapmak istedim.Parçalarına doğru daralan yüksek bel pantolon da hafta sonu rahatlığımızın bir simgesi diyebilirim.Hafta sonu aileniz ve arkadaşlarınızla bir şeyler planlıyor ama hafta içinin koşuşturmasından yorulmuş olsanız da şık görünmek istiyorsanız bu stil önerim sizlere yardımcı olacaktır.Saça gelince at kuyruğu bu stil önerisinde sizi daha cool bir havaya bürüyecektir.Bu kadar hareketli parçaların yanında da nude tonlarda makyaj kullanmanızı öneririm.Hatta hafta sonu olduğu için yüzünüze minimum düzeyde makyaj uygulamak cildinizi rahatlatacaktır.Emin olun bir kaç rimel darbesi ve bir lip gloss dokunuşu her şeyi değiştirebilir.
Yeni stil önerisi ve daha fazlası için yorumlarınızı aşağıya bırakabilirsiniz.Bir sonraki yazıya kadar sevgiler :)



Devamını oku...

20 Eylül 2015 Pazar

Stil Önerisi #8

Elbise : PETER PILOTTO
Ayakkabı : MALONE SOULIERS
Çanta : VALENTINO Garavani
Küpe : IRENE NEUWIRTH


Herkese yeniden merhaba! Uzun bir aradan sonra bilgisayarıma kavuştum.Kavuşur kavuşmaz da bloğumun başına oturdum :) Bugün yeni bir stil önerisiyle karşınızdayım.Bana göre yaz akşamları renk,neşe ve bir tutam da beyaz ister.Yaz akşamlarında elbiseleri gecenin kurtarıcısı bulmamak elde değil doğrusu.Tek parça elbiseler her daim kolay gelebilir ancak onu tamamlayacağımız aksesuarlar elbisenin basit veya olağanüstü görünmesini sağlayacaktır.Ben bu tür kombinlerde genellikle bağcıklı sandaletleri tercih ediyorum.Böylece daha feminen bir görünüm oluşuyor.Bu kombini stilettolarınızla öldürmeyin derim.Çanta olarak da clutch almak zekice olacaktır.Bu tür renkli elbiselerde aksesuarları minimum düzeyde tutarak elbiseyi ön plana çıkarmak asıl amacımız olmalıdır.Makyaja gelecek olursak bu kadar renk varken makyajınız nude tonlarla sınırlı kalırsa o gecenin yıldızı sizsiniz.Unutmayın doğallık her zaman sizi bir adım öne taşır.Saçlarınızı ise böyle bir elbisede dağınık bir at kuyruğu olmalıdır.Stil önerisi hakkındaki görüşlerinizi heyecanla bekliyorum.Bir sonraki stil önerisi için önerilerinizi de yorum olarak bırakabilirsiniz.Bir sonraki yazıya kadar hoşçakalın!
Devamını oku...

19 Eylül 2015 Cumartesi

New York Fashion Week / New York Moda Haftası 3

Herkese yeniden merhaba! Bugün sizler için New York Fashion Week 'in son defile yazısını kaleme alıyorum.Önceki yazılarda olduğu gibi heyecan verici parçaları bu yazımda da bulabileceksiniz.New York Fashion Week  ve New York Fashion Week 2 yazılarım için başlıkların üzerine tıklamanız yeterli olacaktır.



Marchesa




İlk olarak Marchesa defilesinden başlayacak olursak benim gibi tüm New York Fashion Week meraklılarını defile boyunca anı anına heyecanlandıran bir defile oldu.Bazı tasarımlar Elie Saab 'ı andıran özelliklere de sahipti.Transparan detaylar o kadar mükemmel kullanılmışlardı ki etkilenmemek elde değildi.Koleksiyonda siyah,beyaz ve pembe tonları ön plandaydı.Büyük konuşmuş olacağım belki ama moda haftası boyunca en güzel gece elbiselerinin sergilendiği defile Marchesa defilesi  diyebilirim.




Marc Jacobs 




New York Fashion Week'in en fantastik defilesi de Marc Jacobs defilesi oldu.Her bir parça birbirinden şaşırtıcıydı.Belki her parçayı tek tek görsek anormal sayılmazlardı ancak alakasız kumaşların harmanlanması defile boyunca ağzımızın açık kalmasına neden oldu.Defilede podyumun sevilen yüzleri Bella Hadid, Adriana Lima, İrina Shayk gibi güzeller boy gösterdiler.Dikkatimi çeken bir diğer noktaysa bazı modellerde göz makyajında göz altında morartma işlemi yapılmasıydı.Resmen ben dayak yedim podyuma geldim dercesine podyuma atılmış gibilerdi.En çok beğendiğim takım Bella Hadid'in taşıdığı (ilk fotoğraf) büstiyer şort takımı oldu.Peki sen bu defile sonucunda nereye vardın derseniz.Çok beğendim öldüm bittim demiyorum ama Marc Jacobs defilesi beni şaşırttı ve heyecanlandırdı diyebilirim.



 
Anna Sui




Bir diğer ilgi gören defile Anna Sui oldu.Marc Jacobs gibi alakasız kumaşların kombine edilmesi bu defilede de uygulanmıştı.Koleksiyonun renk skalası olabildiğince genişti.Podyumun en ilgi gören modeli Gigi Hadid oldu.Yüksek bel şortlar ve eteklerin koleksiyonda yeri büyüktü.Benim en çok ilgimi çeken tasarım Gigi Hadid'in taşıdığı kırmızılı tek parça elbise oldu.Açıkcası bu koleksiyona bayılmadım.Anna Sui 'den beklentim çok daha fazlasıydı sanırım.


 

DKNY




DKNY, defilede bizlere siyah ve beyazın yüz yıllık uyumu 2016 ilkbahar/yaz döneminde tekrar edecek dedirtti.Transparan detaylar DKNY'da almış başını gitmişti.Ceket formunda elbiseler,kemer şeklinde bağlanan kumaşlar gelecek sezon hakkında fikir sahibi olmamız açısından önemli detaylardı.Salaş bir tarzınız varsa ve rahatlık sizin için bir yaşam felsefesiyse minimal tasarımlarıyla DKNY sizin de favorileriniz arasına girecektir.





Michael Kors



Son olarak her dönem çantalarından saatlerine elbiselerinden ayakkabılarına hayran kaldığım Michael Kors defilesine sıra geldi.Michael Kors, defilesiyle 2016 ilkbahar/yaz sezonunun günlük giyimine vurgu yapıyordu.Günlük giyimdeki gömlekleri elbiseleri kadar plaj modasına dokunuşu da izleyenlerin dikkatini çekti.Siyah, beyaz ve pastel tonlar koleksiyonun renk paletini oluşturuyordu.Abartısız ve çekici Michael Kors kadınını gelecek sezon sık sık göreceğimizi düşünüyorum.Peki siz ne düşünüyorsunuz ? Yorumlarınızı merakla bekliyorum.Bir sonraki yazıya kadar sevgiler ...

Devamını oku...

17 Eylül 2015 Perşembe

New York Fashion Week / New York Moda Haftası 2

Herkese yeniden merhaba! Bugün sizler için  New York Fashion Week  yazımın devamı olan New York Fashion Week 2 adlı yazımı paylaşıyorum.Moda haftası devam ederken ilgi gören bir çok defile var.Ben de sizlerin 2016 ilkbahar/yaz sezonunu olabildiğince görmenizi istiyorum.Bir önceki yazıyı görmek için yazı başlığına tıklayabilirsiniz.






Tory Burch





İlk olarak Tory Burch defilesinden bahsetmek istiyorum.Her daim elegant bir havası olan Tory Burch önümüzdeki yaz sezonunda cıvıl cıvıl bir havaya bürünecek dersek yanlış olmaz.Mavilerin,beyazların ve kırmızıların ağırlıkla kullanıldığı koleksiyonun kumaşlarında floral desenler ve çizgiler büyük yer tutuyor.Günlük giyime vurgu yapıldığını söyleyebiliriz.Plaj parçaları da koleksiyonun büyük bir bölümünü kapsıyor.





Oscar de la Renta




New York Fashion Week 'i heyecanla beklerken en merak ettiğim defilelerden biri de Oscar de la Renta olmuştu.Ancak defile olurken Oscar de la Renta olduğunu bilmesem gerçekten bu tasarımların Dolce & Gabbana olduğunu düşünürdüm.Bu ayrıntıyı bir kenara bırakırsak ben gelecek sezon için çok mükemmel bir koleksiyon olduğunu düşünüyorum.Siyah,kırmızı ve beyaz Oscar de la Renta koleksiyonun öne çıkan renkleri olarak karşımıza çıkarken koleksiyonda transparan detaylar da vardı.Siyahın asaletine inananlardan olduğum için baştan aşağı siyahın kullanıldığı elbiseler kalbimi çaldı.





Jeremy Scott





Sıradaki defile, sıra dışı gözlemleriyle ve tasarımlarıyla gözde tasarımcılar arasında yerini alan Jeremy Scott.Ünlü tasarımcı gelecek yaz sezonu için neon kumaşlar ve farklı olmaya vurgu yaptı.Bu ne be ben bunu asla giymem giyen var mı bunları gibi cümleler kurduğunuzu buradan duyar gibiyim :) Zaten Jeremy Scott tasarımlarını genelde uçuk ünlüler giyiyorlar.Günlük giydiklerini de düşünmeyin genelde özel partilerde tecih ediyorlar.Bu defilenin baş mankeni ise Gigi Hadid oldu.Koleksiyonun renk skalası çok genişti.Bir de Jeremy Scott bize file çorap modasını geri çağırıyorum diyordu.




Carolina Herrera





Carolina Herrera, her dönem ben şehrin gözde kadınıyım,ayaklarım yere sağlam basıyor demenize neden olmuştur.Bu durum yine değişmedi.Carolina Herrera 2016 ilkbahar/yaz koleksiyonu kendinden emin şehirli kadınını anlatıyordu.Pembeler,beyazlar ve mavinin en güzel tonları koleksiyonun ana renkleri olmuşlar.Şu kapri pantolonlar yine gözde parçalar arasında yerlerini almış.Sevmiyorum sevmiyorum diyorum.Umarım gidip almam çünkü Carolina Herrera koleksiyonunda gözüme bir güzel göründü :)






Diane von Furstenberg



























Gelelim New York Fashion Week de en çok ses getiren defileye.Diane von Furstenberg, aslında bilinenin dışında tasarımlarla gelmedi karşımıza ancak tasarımlar rahatlığıyla dikkati çekiyordu.Kendall Jenner,Karlie Kloss,İrina Shayk ve Gigi Hadid gibi podyumun gözde modellerinin boy gösterdiği defilede ben en çok Kendall Jenner'ın taşıdığı parçayı beğendim.(ilk resim Kendall Jenner) Koleksiyonda beyaz,siyah ve nude tonlar ağırlıktaydı.Hafif bir sahil kasabası havası da eklenmişti.Ben farklı bir şey göremesem de çok beğendim.Siz ne düşünüyorsunuz?





Vera Wang






Son olarak Vera Wang defilesine değineceğim.Büstiyerlerin ve transparan detayların  kullanıldığı koleksiyonda siyah ve kırmızı ön plandaydı.Sanırım onca muhteşem gelinlik tasarımları yüzünden Vera Wang 'den hep daha fazlasını bekliyorum.Bana gelecek sezon için tasarımları fazla sıradan geldi.Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Yorum olarak aşağıya bırakırsanız sevinirim :) New York Fashion Week dolu dizgin devam ediyor.Moda haftasında bir defile yazısı daha yazmayı planlıyorum.Daha sonra defilelerde kullanılan saç ve makyajları içeren bir yazı yazacağım.Bir sonraki yazıya kadar sevgiler :) 
Devamını oku...

14 Eylül 2015 Pazartesi

New York Fashion Week / New York Moda Haftası


Herkese yeniden merhaba! Bugün sizler için uzun zamandır heyecanla beklediğimiz New York Fashion Week 'den ilk izlenimlerimi kaleme alıyorum.Haftaya yeni başladık ama şimdiden dikkat çeken bir sürü marka var.Ben de bu haftayı parçalar halinde sunmak istiyorum ki 2016 ilkbahar/yaz sezonu hakkında olabildiğince çok fikriniz olsun.Şimdiden gelecek sezon hakkında fikir sahibi olmak istiyorsanız ihtiyacınız olan her şeyi yazımın devamında bulabilirsiniz.



Victoria Beckham




Yazıma stiline hayran olduğum Victoria Beckham tasarımlarıyla başlıyorum.Victoria Backham markasını sade ve şık olarak rahatlıkla tanımlayabiliriz.Bu güne kadar kalem etek deyince aklımıza ilk düşen ünlülerden olan Victoria Beckham gelecek sezon için en rahat etekleri seçmiş.Cıvıl cıvıl renklerin yerini aldığı koleksiyonda siyah ve beyaz ağırlıklı olarak kullanılmış.Doğallığa vurgu yapılması bu koleksiyonu benim için daha da çekici hale getirdi.Anlayacağınız gibi gelecek sezon da doğallık yine ön planda yerini alıyor.






Givenchy




Sıradaki defile ise Givenchy, bu marka bana her dönem karanlığın ve asaletin simgesi olarak gelmiştir.Önümüzdeki sezon her zamanki gibi Givenchy özünü oluşturduğunu düşündüğüm siyahtan vazgeçmiyor.Koleksiyondaysa siyahı beyaz ve nude tonlarla tamamladıklarını görüyoruz.Transparan ayrıntılar ve dantel detayları beni benden aldı.Biliyorsunuz dantel denildiği anda kalbimi çalıyorlar.Defilenin bir başka ilgi çeken kısmıysa bazı modellerde maske kullanılmasıydı.Olabildiğince esrarengiz bir havası olan Givenchy yine kendinden bekleneni verdi ellerimize diyebilirim.





Altuzarra



Bir sonraki durağımız Altuzarra markası , sıradan ve çekici olmak dediğimizde aklıma onlar geliyor.Aslında hiçbir parça kendi başına bakıldığında muhteşem olmayabilir.Ancak ilginç bir şekilde sizi kendine çekiyordur.Altuzarra gelecek sezon için derin göğüs ve bacak dekoltesine vurgu yapmış.Hemen hemen bir çok parçada keskin bir dekolte bulmak mümkün bunu ayarı da size kalmış elbette :) Ben derin dekolteleri seviyorum.Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz ? Yorum olarak aşağıya bırakabilirsiniz :) Koleksiyonda diğer markaların aksine kırmızı tonları ön plandaydı.Bu da beni baştan çıkaran başka bir ayrıntı diyebiliriz.




Jason Wu




Jason Wu markasıyla tanışmam Rihanna'nın bir Jason Wu tasarımıyla bir galaya katılmasıyla olmuştu.Dikkatimi hemen çekmişti ve o günden sonra tasarımlarını takip etmeye başladım.New York Fashion Week takvimini gördüğümde de onu heyecanla bekledim.2016 ilkbahar/yaz sezonunda Jason Wu, yüksek bel akımının devam edeceğine işaret ediyor.Transparan detayların bu koleksiyonda da yerini aldığını söyleyebiliriz.En çok kullanılan renkler arasında siyah,beyaz ve gri yerini alıyor.Kesik üstler yine bizimle açıkçası gitmelerini de hiç istemiyorum :)




Alexander Wang




Son olarak Alexander Wang tasarımlarına göz atacak olursak , koleksiyonda serseri bir hava olduğunu söyleyebilirim.Ben şimdiden bıkmış olsam da Alexander püsküllerin bir süre daha hayatımızda olacağını söylüyor :) Koleksiyonun ana rengi siyah,ondan sonra en çok kullanılan renk ise gri olarak karşımıza çıkıyor.Bu arada en çok dikkatimi çeken parçalardan bir kaçı da gecelik formundaki elbiseler oldu.Biliyorsunuz geçen sezon Rihanna gecelikle dışarı çıktı haberleri her köşede yer alıyordu :) Bu da benim gözümden kaçmadı. 

New York Fashion Week'in devamı için beklemede kalın daha görülecek bir sürü defile var.Dikkatimi çeken parçaları sizinle paylaşmaya devam edeceğim sevgiler...
Devamını oku...

2 Eylül 2015 Çarşamba

Garnier Micellar Makyaj Temizleme Suyu

Herkese yeniden merhaba! Bugün sizler için uzun zamandır denemeye yeni fırsat bulduğum sizin de benden çok istediğiniz bir ürün incelemesini kaleme alıyorum.Garnier Micellar Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu'nun uzun zamandır nasıl övüldüğünü biliyordum fakat bir türlü kendi makyaj temizleme suyumu bırakmak istememiştim.Bunun bir sebebi de Garnier makyaj temizleme mendillerinden dilimin yanmış olmasıydı.Geçenlerde kendi makyaj temizleme suyum azalınca Watsons'da Garnier Micellar Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu'nu aldım.Peki bu ürün hakkında neler düşündüm? Bu sorunun cevabını yazımın devamında bulabilirsiniz.








Öncelikle bırakamadığım makyaj temizle suyunun ne olduğunu söyleyerek yazıma devam etmek istiyorum.Bioderma makyaj temizleme suyu yıllardır vazgeçilmezim.Garnier Micellar Kusursuz Makyaj Temzileme Suyu'nun da onun muadili sayılabileceğini söyleyebilirim.Bir pamuk yardımıyla kolaylıkla yüzünüzün her bölgesini temizliyor.Yapış yapış bir his bırakmıyor.En zor rimellerde bile pamukla bir kaç saniye kirpiklerimde beklettiğimde istediğim sonucu aldım.Garnier makyaj temizleme mendillerini kullandığımda yüzüm çok yanmıştı.Üstelik çok korkmuştum.Bu üründe herhangi bir yanma yaşamadım.Gayet memnun kaldım.Kokusu da rahatsız etmiyor.O halde bu durumda Bioderma makyaj temizleme suyumun yanına bir kardeş buldum diyebilirim :) Ben Watsons'dan almıştım.Bildiğim kadarıyla hemen her yerde bulabilirsiniz.Fiyat olarak normal fiyatı on sekiz civarında indirimlerde on dört oluyor.Bendeki boyu 400ml ambalajında 200 kullanım yeteceğini söylüyor.Siz de benim gibi kendinizi çok makyaja bulamıyorsanız daha uzun gideceğini düşünüyorum. 






Devamını oku...

28 Ağustos 2015 Cuma

Stil Önerisi #9 ( #Fiftyshadesofblue )

Elbise : DOLCE GABBANA
Ayakkabı : AQUAZZURA
Çanta : MİCHAEL MİCHAEL KORS
Küpe : DB Carnaval
Bilezik : Cartier LOVE




Herkese yeniden merhaba ! Bugün sizleri mavi tonlarını birarada kullandığım yeni bir stil önerisiyle buluşturuyorum.İster gündüz ister gece kullanabileceğiniz bu kombini küçük değişikliklerle de kendinize uyarlayabilirsiniz.Yaz gelince beyaz ve mavi vazgeçilmezdir.Mavininse her tonu ayrı ayrı hayranlık uyandırır.Ben mavinin bir çok tonunu harmanlamayı sevenlerdenim.Bu sezon moda haftalarında can bulduğunda Dolce&Gabbana imzalı bu elbiseyi görür görmez stil önerisi köşemde kullanmalıyım demiştim.Durum böyle olunca bu haftayı aklıma düşen bu stil önerisiyle kapatmak istedim :) Detaylara gelecek olursak bu kadar hareketli bir tek parça elbisede tek renk aksesuar ve takılar önceliğimiz olmalıdır.Bu taktikle elbiseyi ön plana çıkarabiliriz.Ben bugün mavi tonlarda aksesuarlar kullanmış olsam da siz çanta ve ayakkabıda elbisenin zemini olan beyazı da tercih edebilirsiniz.Bu elbise topuklu bir ayakkabıyla hoş durduğu gibi sade babetlerle de bir bütün oluşturacaktır.Yüksek yuvarlak yakaya sahip olan elbise için saçlarınızı kısaysa açık ve dalgalı ,uzunsa da at kuyruğu veya dağınık topuz olarak kullanabilirsiniz.Bu stil önerisi için yorumlarınızı ve bir sonraki stil önerisine dair düşüncelerinizi de benimle paylaşabilirsiniz.Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sevgiler :)
Devamını oku...

16 Ağustos 2015 Pazar

4 Adımda Yıpranmış Saçlarınızı Onarın



Herkese yeniden merhaba! Yaz sıcağında ne yapsam ne yazsam sizlere bir yararı dokunur diye düşünürken aynada yıpranmış sarı saçlarımı farkettim.Uzun zamandır kalabalıktan ve gezmekten kendime vakit ayırmıyordum.Siz de tahmin edersiniz ki sarı saç insanın keyfini beklemiyor.Peki bu sıcak yaz aylarında deniz,kum ve güneşin yıpratıcı etkilerinden nasıl kurtuluruz? Bu sorunun cevabını yazımın devamında bulabilirsiniz :) 








1.Onarıcı bakım ürünleri en yakın dostunuz olsun:

İlk adım güneşten kurumuş ve kırılmaya meyilli saçlarımızı onarıcı şampuan,saç kremi ve maskelerle kontrol altına almak olmalıdır.Boyalı saçlarınız varsa ekstra hassasiyet isteyen saçlarınızı boyalı saçlara özel ürünlerle de koruma altına alabilirsiniz.Her saç tipinde şampuan saç kremi ve maske gibi kişisel ürünler ayrı reaksiyon göstereceğinden herhangi bir ürün önermek istemiyorum.Bende işe yarayan markalı ürünler sizde iş görmeyebilir.Bu yüzden normalde kullandığınız markanın onarıcı bakım serisini incelemenizi tavsiye ederim.



Gigi Hadid




2.Kurumaya karşı önlem alın:

Güneş yaz aylarında saçlarımızı kurutur ve daha da hassaslaşarak kırılmasına yol açar.Güneşin yanına havuz kloru da eklenince haliyle saçlarımızda kırıklar cirit atıyor.Kurumayı ve kırıkları önlemek için saçlarımızı olabildiğince nemli tutmalıyız.Bunun için çeşitli yağlarla denge kurabilirsiniz.Ben Elseve mucizevi yağı kullanıyorum.Bu yağ çeşitli çiçek özlerinden oluşuyor.Gün içerisinde bir kaç defa kulanılabiliyor.Onun dışında Pantene markasının argan yağını veya kendiniz saf bulabiliyorsanız hindistan cevizi yağı kullanabilirsiniz. 












3.Saçlarınızı yıkarken yapmanız gereken birkaç adım: 


Saçlarımızın yıpranmasındaki en önemli etkenlerden biri de banyoda saçlarımızı yıkadığımız suyun sıcaklığıdır.Çok sıcak veya çok soğuk su saçlarımızın kuruyarak kırılmasına neden olur.Bu yüzden saçlarımızı ılık suyla durulamak en doğrusu olacaktır.Ardından gelen bir önemli nokta da saçlarımızı banyodayken veya günlük olarak tararken uçlardan başlayarak taramalıyız.Tepeden taramaya başlandığında uçlara doğru karışan saç telleri biz açmaya çalışırken kırılırlar.Bu da istemediğimiz bir sonuç doğurur :) Son olarak da saçlarımızı sık sık yıkamamak uzman dermatologlar tarafından da sık sık söylenen bir öneridir.İdeal saç yıkama rutini üç gün de bir aslında bu şehir temposunda.Her gün saçınızı yıkamaya alıştırdığınızda her gün saçlarınızın yağlanması da kaçınılmaz oluyor.Kendinize bir saç yıkama programı oluşturduğunuzda üç güne bir yıkama alışkanlığını da kazanabilirsiniz.Zamanla saçlarınızın daha az yağlandığına şahit olacaksınız.Bunu daha önce her sabah saçını yıkayan biri olarak söylüyorum bilesiniz :)











4.Yüksek ısıya dikkat edin:

Herkesin de bildiği gibi yüksek dereceli saç şekillendiriciler saçlarımızı kurutuyor ve geri dönülmez felaketlere yol açıyor.Ben de eski düzleştirici mağdurlarından olduğum için yıllarca saçımın aslına dönmeye çabaladığımı düşünerek sizleri bir kez daha uyarmak istiyorum.Saçlarınızı lütfen yüksek ısıyla şekillendirmeyin.Güzel dursun saçlarım diye yaptığınız işlemler bir süre sonra saçlarınızın orijinal halini bozup daha da biçimsiz kalmasına neden olur.Özel günlerde elbette saçlarınızı yaptırabilirsiniz ama günlük kullanımda doğal olanı tercih ederseniz saç dökülmesine kurumasına ve kırılmasına karşı en büyük adımı atmış olursunuz.





Kendi tecrübelerimden ve dermatologların görüşlerinden yararlanarak oluşturduğum yazım hakkında yorumlarınızı ve merak ettiğiniz noktalarla ilgili sorularınızı bekliyorum.Elimden geldiğince sizlere cevap vermeye çalışacağım :) Bir sonraki yazıya kadar hoşçakalın :) 
Devamını oku...

23 Temmuz 2015 Perşembe

Trend : Strobing







Herkese yeniden merhaba! Son derece sıcak bir yaz gününde masamın başında sizler için yaptığım araştırmaların ardından yeni yazımı kaleme aldım.Bugün sizler için son dönemde rağbet gören yeni bir makyaj akımının uygulamasından bahsedeceğim.Onca dergi kapağı,video ve kırmızı halı serüveninde bir şeyler değişti.Eminim sizler de farketmişsinizdir.Ağır makyajlı güzeller gitti yerlerine gece bile gün ışığıyla dolaşan güzeller geldi.Durum böyle olunca aklımıza gelen ilk soru bunların sırrı ne olacaktır.O sırrın adı "Strobing" ama merak etmeyin strobing nedir ne değildir ve yeni sezonda bizi bu yönde neler bekliyor bu yazının devamında bulabileceksiniz.




Gigi Hadid




Strobing,günlük cilt bakımı ve fondöten rutinimizi uyguladıktan sonra yüzümüzde güneşin vurduğu yüksek bölgelere yani resimde gösterilen ; göz pınarlarına,dudak üstüne,kaş altına ve üstüne,elmacık kemiklerine,burun üstüne ve ucuna ve çeneye herhangi bir highlighter ürünün uygulanmasıyla elde edilen aydınlık makyaj sonucunu verir.Bu stilde contouring işlemi olabildiğince az kullanılır.Bana kalırsa strobing uygulandığında kesinlikle göz makyajımız ve dudaklarımızı olabildiğince sade tutmalıyız.O bölgeler de ağır olursa boya küpüne düşmüş gibi oluyorsunuz.Yani eskiden olabildiğince az kullandığımız highlighter şimdi elimiz kolumuz oldu.Contouring denilen bronzluk uygulamasının yerini şimdilik strobing aldı.Ünlü güzeller bir bir yeni trendle yapılmış makyajlarıyla boy göstermeye başladılar.





Kendall Jenner



Kardashian ailesi asla yoğun contouring uygulamasından vazgeçmez derken artık onlar da aydınlık makyajın kapılarını sonuna kadar açtılar diyebiliriz.Aslında mat makyajın artık trend olmayışı ve doğal ışıltılı makyajın yerleştiği bu sezonda strobing tam da istenilen sonucu verdi.Uygulaması kolay ve sonucu etkileyici üstelik yaptığınız uygulamayla suratınızda tabaka halinde bir makyaj yerine daha hafif bir makyaj uygulaması oluyor.Açıkcası tam benlik diyebileceğim bir uygulama.Siz de makyajınızda ışıltı bir cilt seviyorsanız strobing sizin için de ideal diyebilirim.Tabi ki kendi cilt tonunuza uygun renkleri seçerek uygulamak da çok önemli.Esmerseniz bronz tonlu,buğday tenliyseniz altın tonlarında,beyaz tenliyseniz şampanya tonlarında highlighter kullanmak daha uygun olacaktır.










Strobing uygulamasında sizi kurtaracak ürünler ise highlighter ürünler elbette! Sizin için bir kaç tane ürünü buraya koydum ki kolaylık olsun.Aralarında uygun fiyatlı ürünler ve high-end dediğimiz pahalı ürünler var.Bütçenize uygun olanı seçip kullabilirsiniz.Bu ürünler ; Benefit - Watt's Up , MAC Strobe Cream, Becca Cosmetics/Jaclyn Hill  Champane Pop, NARS İlluminator, NYX Liquid İlluminator, Revlon Photoready Skinlights Face İlluminator ve The Balm Mary-Lou Manizer.Ayrıca likit olan ürünleri fondöteninizle karıştırıp aydınlık bir fondöten sonucu da elde edebilirsiniz.Senin aralarından favorilerin ne diye sorarsanız.Uygun fiyatlı ürünlerde mary-lou manizer high end ürünlerde ise NARS İlluminator :)
Devamını oku...

19 Temmuz 2015 Pazar

Le Petit Marseiliais Duş Jeli


Herkese yeniden merhaba! Bugün sizler için yeni bir keşfimi kaleme alıyorum.Uzun zamandır değiştirmediğim bazı alışkanlıklarımı bu sıra değiştirmek gibi bir merakım var.Mesela hep aynı aldığım maskarayı veya hep aynı kullandığım duş jeli markasını değiştirmek gibi.Sanırım ilk sırada duş jeli geldi.Yaklaşık dört beş yıldır Duru markasının her türlü duş jelini kullandım.Meyvelilerden lotus çiçeğine,orkidesinden yakutlusuna kadar bir tek kullanılmadık ürün bırakmadım.Ben de son Duru ürünüm bitince hadi yeni bir duş jeli alayım dedim.Watsonslarda bayram nedeniyle indirim olunca da denemek adına le petit marseiliais markasının küçük boyunu satın aldım.Peki yeni keşfimden memnun kaldım mı? Sorunun cevabını yazının devamında bulacaksınız :)









Öncelikle duş jeli alırken kokusu yapısından önce gelir.Le petit marseiliais duş jellerinin hepsini ilk başta kokladım.Açıkcası beni beyaz şeftali ve nektarin kokusundan başka cezbeden bir koku bulamadım.Lavanta kokusuna bayılmama rağmen duş jelinde kokusunu baya ağır ve boğucu buldum.Benim için güne başlarken duş almak tazelenmek ve enerji dolmak olduğu için en fresh koku birinciliği alır.Bu yüzden daha dalından yeni koparılmış gibi taze kokan beyaz şeftali ve nektarin ilk tercihim oldu.İlk deneyimlerime değinecek olursam eğer vücutta kesinlikle rahatsızlık uyandıran yağlı bir etki bırakmadan nemlendiriyor.Nitekim benim cildim kuru ve her duş jelini kabul etmez.Gayet fresh,rahatlatıcı ve sizi rahatsız etmeyen bir kokusu var.Özellikle meyve kokusu çok bayar mı diye kendi kendimi yerken kokunun tenimde asılı kalmaması çok hoşuma gitti doğrusu.Gönül rahatlığıyla sizlere de tavsiye ediyorum.Ben de bu markanın diğer ürünlerini denemek için sabırsızlanıyorum.Bu arada sizin kullandığınız ürünleri ve deneyimlerinizi merak ediyorum.Yorumlarınızla bana tavsiyelerde bulunabilir,merak ettiğiniz ve benim atladığım bir şey varsa sorabilirsiniz.Bir sonraki yazıya kadar sevgiler :) 
Devamını oku...

18 Temmuz 2015 Cumartesi

Alışveriş : Real Techniques Makyaj Fırçaları

Herkese yeniden merhaba!Bugün sizler için bir süre önce Ebay'den satın aldığım ancak bir türlü yazmaya fırsat bulamadığım Real Techniques makyaj fırçalarını kaleme alıyorum.Ülkemizde satışa sunulmayan bu seti korka korka Ebay'den satın aldım.Gümrüğe takılarak gelmeme ihtimaline karşı kendimi hazırladım.Çünkü bu konuda bir çok yazı okumuştum.Bir yandan da almak istiyordum.Çünkü bu fırçalar ülkemizde tekli satıldığında daha pahalıya geliyordu.Kendimle verdiğim büyük savaş sonunda siparişimi verdim.Siparişin detayları ve bu setteki fırçaların özelliklerini yazının devamında bulabilirsiniz :) 










Öncelikle gördüğünüz gibi set 6 tane fırçadan oluşuyor.Setin içinde bulunan fırçalar,multi-task brush,buffing brush,essential crease brush,setting brush,pointed foundation brush ve fine liner brush.Şöyle bir fırçalara baktığınızda Core,Travel ve Starter setlerinden fırçaların birleşimi olduğunu görebilirsiniz.Bu setin fiyatı benim aldığım dönemde 19.89 dolardı.Türkiye'de iki fırçayı bu fiyata alamıyoruz ne yazık ki.Diğer setleri almak istiyorsanız eğer onlar da Ebay'de uygun fiyatlılar haberiniz olsun.Ben gelip gelmeyeceğinden emin olamadığım için hepsini almadım.Yakın zamanda diğerlerini de sipariş edeceğim.Şimdi isterseniz setin içindeki fırçalar ne iş görüyor biraz da onlara değinelim.








Multi-task brush,setin içindeki en sevdiğim fırça bu fırça diyebilirim.Çok amaçlı olan multi-task brush her türlü toz yapıdaki ürünü kolay bir şekilde kullanmanıza yarıyor.Mesela ben büyük pudra fırçalarını sevip de kullanamıyorum.Benim yüz hatlarım için fazla büyükler.Yüzümün yağlı bölgelerine transparan pudrayı bu fırçayla uyguluyorum.Real Techniques'in her fırçası gibi bu da yumuşacık bir yapıya sahip.Bronzer ve allık uygulamasında da muhteşem.Toz ürünler için elimin gittiği tek fırça diyebilirim.









Pointed foundation brush,küçücük bir fondöten fırçası ama hiç fondöten için kullandın mı diye sorarsanız.Cevabım hayır hiç kullanmadım olur.Zaten fondötenleri düz fondöten fırçaları yerine stippling brush veya buffing brush ile uygulamayı daha rahat buluyorum.Peki pointed foundation brush nerede kullanmak için ideal ? Bu sorunun cevabı kesinlikle concealer olur.Tampon hareketlerle concealerınızı pürüzsüz bir şekilde yaymanızı sağlıyor.Parmaklarınızla ne kadar pürüzsüz bir sonuç alıyorsanız bu fırçayla da öyle sonuç alacaksınız diyebilirim.










Fine liner brush,minik yapısıyla kolaylıkla eye liner sürmenizi sağlıyor.Ben genellikle eye liner uygulamasını angle brushla yapsam da fine liner brush da iyi bir eye liner ustasıdır.Zaten bu fırça Real Techniques Starter Set'de de mevcut.Bu fırça hakkında söylenebilecek pek bir şey yok gelin biz bir diğer fırçaya geçelim.









Buffing brush,tam bir likit fondöten dostu diyebilirim.İnce yapılı fondötenler ve bb kremlerde inanılmaz doğal bir sonuç veriyor.Günlük olarak en çok kullandığım fırça buffing brush.Günlük makyajımda genellikle bb kremleri tercih ediyorum ve uygularken yine buffing brushı kullanıyorum.Elimle ürünü yüzüme yaydığımda nereye ne kadar sürdüğümü ayarlayamıyorum.Bu yüzden likit ürünleri buffing brushla kullanmak hem yüzümdeki rengi eşitlerken az ürün kullanmamı hem de pürüzsüz bir sonuç elde etmemi sağlıyor.








Setting brush,concealer uygulamasından sonra üzerine toz pudrayı sabitlemek için ideal ve adeta bir bebek gibi göz altlarınızı  yumuşacık geçiyor.Öyle aşırı bir pudra birikintisi bırakmıyor.Anlayacağınız setting brush is my girl :) Bir diğer kullanım alanı ise highlighter uygulamasıdır.Küçük olması ve rahat kullanımıyla doğru bölgeleri hiç zorluk çekmeden aydınlatabilirsiniz.










Son olarak da essential crease brush'dan bahsedeceğim.Essential crease brush,gözün katlanma bölgesinde harikalar yaratan bir karıştırma fırçası.Büyük olmadığı için gözünün katlanma bölgesi çok da derin olmayanlar için daha ideal diye düşünüyorum.Aceleniz varsa bu fırçayla kısa bir zamanda gölgeli bir göz makyajı elde edebilirsiniz.Ayrıca krem farlardaki performansı da takdire şayan kısacası ben bu bu fırçaların hepsine aşık oldum :) Daha fazla fırça için Ebay'i ziyaret edebilirsiniz.Ayrıca sizden bu fırçaları kullanıyorsanız deneyimlerinizi bana yorum olarak bırakabilirsiniz.Bir sonraki yazıda görüşmek üzere :) 
Devamını oku...