28 Mayıs 2015 Perşembe

İlham Perisi : Sienna Miller



Herkese yeniden merhaba :) Kısa bir aradan sonra haftanın ilk yazısıyla karşınızdayım.Umarım bu yazıyı okurken gününüz keyifli,işleriniz yolunda gidiyordur:) Bugün sizler için 68.Cannes Film Festivali'nin de jüri üyesi aktrist Sienna Miller'ın stilini bloğuma taşıyorum.Bohem tarzıyla bu zamana kadar gündemde olan yıldız festival boyunca bir çok kez tarzıyla bizleri büyüledi.Miller aslında modanın gidip stilin kalacağını hemen hemen her defasında gösterirken mütevazi tavrıyla bizleri kendine çekmeye devam ediyor.İngiliz asıllı New York doğumlu ünlü güzel tarzıyla her dönem dikkat çekmeyi başardı.Magazin dünyasının bir dönem yakasını bırakmadığını ve davalarla özgürlüğünü kazandığını da biliyoruz.Sienna Miller aynı zamanda kardeşiyle beraber yürüttüğü giyim markası "Twenty8Twelve" ile tasarımcı yönüyle de çok konuşuldu.Şimdi gelelim Sienna Miller stilinin detaylarına :)




Sienna Miller sokak stili dediğimizde akla gelen her zaman ceketleri ve trikolarıdır.Eskiyle yeniyi bütünleştirmeyi çok seviyormuş ünlü güzel.O da sokakta senin benim gibi giyiniyor.Üzerinde ben bunu bulamam diyeceğiniz bir şey yok.Saçlarında genelde doğal dalgalar kullanıyor.Her ingiliz kadını gibi onunda tamamen makyaja büründüğünü ancak galalarda görebilirsiniz.Günlük basit bir makyaj ona yetiyor.Rahat tarzıyla gündemden düşmeyen yıldız ruh haline göre giyiniyormuş.2011 yılında Net Work markasının yüzü olan Miller,Ayşe Arman'a verdiği röportajda "Bir dönem tarzınız beğenilir ama sonra modanız geçiverir.Benim giysilerim insanların ruh hallerine uygun olduğu için ,o giysileri benimsediler." diyor.Hatta Ayşe Arman "Siz aynı zamanda bir moda ikonusunuz" dediğinde "Yok ya,öyle mi algılanıyorum" diyor.Bu kadar da mütevazilikten ölecek :)




Bu arada bana kalırsa hayatının en iyi saç kesimini bu sıra yaptı.(Son fotoğraf) Kısa saç daha önce de kullanmış olsa da yeni saç kesimi ona daha elegant bir hava katmamış mı :) Sarı saçlarına her dönem hayran kaldığımız ünlü güzeli uzun saçlı haliyle artık görmek istemiyorum! Çünkü bu imaj değişimi ona baya yaramış.Son dönemde American Sniper filmiyle sıkça adından söz ettiren Sienna Miller'ın güzellik sırlarına gelecek olursak ünlü yıldız cilt bakımı konusunda tembelmiş (hangimiz değiliz ki :) ) bu yüzden en pratik bakım neyse onu uygulamaya çalışıyormuş.Bir dönem takma kirpik kullandığını ama ifadesini donuklaştırdığı için bundan vazgeçtiğini söyleyen yıldız şimdilerde kirpik kıvırıcının yeterli olduğunu söylüyor.Dudaklarını genellikle doğal tonlarda tutmaya çalışan Miller gözlerinde de gölge uygulamalarını tercih ediyor.


Valentino Couture - Burberry - Miu Miu - Sequined Thakoon Tuxedo

Gelelim Sienna Miller'ın kırmızı halı hallerine,sanırım her kırmızı halıda mutlaka enler listesinde yerini aldığını bilmeyen duymayan yoktur.Özellikle de bu son bir yıldır doğumdan sonra bir güzelleştiki her tercihine tamam bu olmuş diyesim geliyor. O da bunun farkında ki doğumdan sonra cildinin güzelleştiğini bunun sebebinin de o süreçte alkol ve sigara almadığından olduğunu bir röportajında dile getirmişti.Tabi son günlerde Cannes Film Festivali'nde de her gün şık gelerek şıklığı bambaşka bir boyuta taşıdı.Bunun örneklerinden biri yukarıdaki ilk resim.Valentino Couture elbisesinin uçurtma edasına ben bayıldım.Tüm bunlar arasındaki en önemli noktaysa makyajını ve saçını doğal tutması.Sanırım onun en çok bu yönünü seviyorum :) Abartmıyor ve farklı olmak için uçuk kıyafetler denemiyor.


Balenciaga - 2015 Sonbahar Koleksiyonu


 Bu sefer Sienna Miller bir başka Cannes Film Festivali görünümüyle karşımıza çıkıyor.Balenciaga imzalı elbisesiyle daha ilk günlerden muhteşem elbiselerin devamının geleceğini işaret etti sanki.Uzun elbisenin omuz detayları dikkat çekiciydi.İlk gördüğümde düz durunca yok ya etek yapısından hoşanmadım demiştim.Yürüyünce elbisenin arkasındaki yırtmaç her şeyi değiştirdi tabii.Saç makyaj da her zaman ki gibi yerindeydi.
Bir de Sienna Miller'ın sporla arasının hiç iyi olmadığını biliyor musunuz? Ben duyunca şaşırmıştım.Çok zayıf olmasını spora bağlamıştım.Ancak Sienna Miller bu konuda da üşengeç çıktı :) Üstelik ünlü yıldızın annesi İngiltere'de ilk yoga salonunu açan bir bayan ancak Miller ilk defa spor salonuna 2011 yılında yazılmış ve çoğunlukla gitmemiş :)

Peki siz Sienna Miller hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce de basit ama dikkat çekici değil mi ?
Devamını oku...

21 Mayıs 2015 Perşembe

Maybelline Color Tattoo Far (On and on Bronze)

Günaydın! Herkese yeniden merhaba :) Bugün sizler için yakın zamanda alıp denediğim,gerçekten pratik ve ötesi bir farı kaleme alıyorum.Maybelline Color Tattoo ismini eminim daha önce de bir çok kez duymuşsunuzdur.Yabancı vloggerlar ve bloggerlar o kadar çok övdülerki ben neden inat ettim de bu zamana kadar almadım bilmiyorum :) Tabi bende Maybelline ürünlerinin yarısı Türkiye'ye gelmediği için de önceden birikmiş bir sinir vardı ama olsun :) Geçenlerde Watsons'da öylesine dolaşırken bir anda Maybelline Color Tattoo farlar gözüme çarptı.Ben de kendi kendime neymiş bi bakalım diyerek aldım.Aldım almasına da bakalım memnun kaldım mı :) 


Benim aldığım Maybelline Color Tattoo 35 numara "On and on Bronze" rengi en çok kullanılanlardan biri olduğu için bunu alayım beğenirsem farklı renklerini de alırım diye düşündüm.Çünkü renk skalası baya genişti.Bir de yaz aylarında bu tonlarda farları kullanmayı çok sevdiğim için tercihim bu yönde oldu.Sedefli bir far ve uygulaması çok basit.Ben parmak uçlarıma alarak yavaş yavaş göz kapağıma dağıtıyorum.Kendinize göre ayarlayabilir daha baskın bir rengi ikici katla sağlayabilirsiniz.(Yalnız o zaman sahneye çıkacakmış izlenimi veriyor.)Fırçayla denediğimde de herhangi bir zorluk yaşamadım.Kahve tonlarında farları uygularken de çok hafif göz pınarlarıma sürdüğümde de iyi sonuç verdi.24 saat kalıcılık vaat eden bir ürün ben o kadar saat makyajı suratımda asla tutamam aman siz de tutmayın :) Çok kalıcı olduğunu söyleyenler var diyelim geçelim :)


Duruşu bu şekilde,bana göre her ten rengine gidebilecek bir far.Hele de bronzlaştığınızda üst düzey bir sonuç almanız muhtemel :) Üstelik uygun fiyatlı ve MAC paint pot'un muadili olma özelliği var.MAC için bütçeniz yoksa ideal.Maybelline satan her yerde bulabilirsiniz.Ben dediğim gibi Watsons'dan aldım.Fiyatı 16.99tl gibi bir şeydi ama anneler günü indirimiyle 10.99'a geldi.Bedavaya almış kadar oldum.Önümüzdeki günlerde mutlaka farklı renklerini alıp deneyeceğim.Sıcak havalarda en çok kremsi ürünleri kullandığım için benim için çölde su gibi bir ürün olarak far listeme eklendi :)
Peki siz hiç Maybelline Color Tattoo kullandınız mı? Kullanırken ne gibi tecrübeleriniz oldu.Hangi renklerine hayran kaldınız? Tüm bu soruların cevaplarını yorum olarak bırakabilirsiniz.Sevgiler :)




Devamını oku...

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Stil Önerisi #4

Top & Short : TOPSHOP
Çanta : ZARA
Ayakkabı : DKNY

Herkese yeniden merhaba :) Bu sıra o kadar çok koşuşturuyorum ki bir türlü yazmaya fırsat bulamıyorum.Bloğumu yazarsız sizleri yazısız bırakmak hoşuma gitmese de mezun olup da atamam sonuçlanana kadar böyle devam edeceğim sanırım :) 
Bugün şortlu bir kombin tercih ettim.Sıcaklar kendini iyiden iyiye hissettiriyor ve herkes akın akın denizlere koşmaya başladı.Hal böyle olunca şortlu kombinlerin zamanı geldi de geçiyor diye düşündüm :) Bu kombini de sabahtan akşama güneşlendikten sonra gece dışarı çıkmak için kullanabilirsiniz.Şortta bohem motifler var.Bu yüzden mümkün mertebe üstü sade tercih etmekte yarar var.Ben krepe kumaştan tam oturan bir üst tercih ettim.Siz arzu ederseniz bol beyaz bir t-shirt giyip belini bağlayabilirsiniz.Öyle bir kombin yapacak olursanız eğer ayakkabıyı da düz taban tercih etmenizi öneririm. Çanta her türlü durumda bu çanta olurdu.Artık küçük çantalarımızı kıyıdan köşeden çıkarma vaktidir kızlar :)
Bir de bu kombinde bohem dalgalar kullanırsanız eğer doğal bir makyaj eşliğinde artık tamamsınız!

Bu arada istediğiniz herhangi bir kombini yorum olarak bırakabilirsiniz.Böylece blogda en kısa zamanda onları da görmüş olursunuz :) Sevgiler ...

Devamını oku...

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Dior "Secret Garden 4" Kampanyası



Herkese yeniden merhaba :) Bugün koşuşturmayla geçecek bir güne başlarken sabahın ilk saatlerinde yatak ve bilgisayar ikilisiyle sizlere yazıyorum :) Başlıktan anlayacağınız gibi Dior yeni bir "Secret Garden" kampanyasıyla karşımızda."Secret Garden" serisinin dördüncü yüzünün Rihanna olduğu Mart ayında açıklanmıştı.O gün kendi kendime sonunda siyahi bir yıldızı yüzü yaptı dedim.Malumunuz ikonik markalar çizgilerini çok zor değiştirirler.Geçmişte bu kampanya her çıktığında ve ismine her baktığımda Rihanna'ya giderdi bu konsept dediğim çok olduğundan yeni kareleri de heyecanla bekliyordum.Dün gece Rihanna da İnstagram hesabından birkaç kareyi bizimle paylaştı.Sizler de kampanyanın geri kalanını görün diye hemen kaleme almaya karar verdim.




Versailles Sarayı'nda gerçekleşen çekimde fotoğraflar ünlü moda fotoğrafçısı Steven Klein'ın ellerinden çıkıyor.Gizli bahçenin merak edilen kadını Rihanna baştan ayağa fotoğrafların  hakkını veriyor.Dior'un ikonik güneş gözlüğü So Real da kullanılan parçalar arasında yerini almış tabi onsuz olmazdı.Çantalar ve takıların ön planda olduğu kampanyada Rihanna'ya makyaj olarak artık onun imzası olan kırmızı dudakların  kendini gösterdiği yüzün daha karanlıkta kaldığı bir makyaj tercih edilmiş.Metalik elbiseler ve çantalarla karanlığın içinden Riri merak uyandırıyor.Siz bir Dior kadını mısınız bilmem ama gizem temalı dior kampanyaları beni hep kendine çekmiştir.Henüz filmi izlememiş olsam da şimdilik resimler baya hoşuma gitti.




Bu zamana kadar ki en karanlık ve marak uyandıran çekim bu oldu diye düşünüyorum.Dior kampanyalarında yer alan ünlüler (Jennifer Lawrence,Charlize Threon,Marion Cotillard,Natalie Portman gibi) genelde sadelikleriyle dikkati çekerler.Dior bu kez Rihanna'ya ayak uydurmuş.Ünlü şarkıcı da tüm edasıyla tam bir "Secret Garden" kadını olmuş.Kampanyanın reklam filminin ise 18 Mayıs'da yayınlanacağı açıklandı.Önceki filmin 9 milyon izlendiğini düşünürsek yeni filmin izlenme oranının Rihanna ile büyük bir ölçüde artacağına hepimizin önümüzdeki günlerde şahit olacağına eminim.
Siz bu kampanya hakkında neler düşünüyorsunuz? Rihanna seçimi doğru bir tercih midir? Tüm düşüncelerinizi yorum olarak bırakabilirsiniz.Bir sonraki yazıya kadar sevgiler :)
Devamını oku...

İlham Perisi : Miranda Kerr

Herkese yeniden merhaba :) Uzun bir aradan sonra yeni bir İlham Perisi yazısıyla karşınızdayım.İş güç yoğunluk derken aklıma bir türlü kimi kaleme alacağım düşmeyince masa başına oturup yeni bir İlham Perisi yazısı yazamadım.Bugün internette gezinirken birden bir resim görmemle yeni perimin kim olduğuna kara verdim :) Bugün sizlere ünlü model Miranda Kerr 'in muazzam sokak stilinin kapısını aralıyorum.Genç ve canlı tarzları sevdiğimi anlamışsınızdır :) Kendall Jenner yazımdan sonra yine mi bir model de diyebilirsiniz :) Ancak yazının devamında neden Miranda Kerr sizler de anlayacasınız.O zaman hemen başlayalım :)




Sidney doğumlu 32 yaşındaki Avustralyalı ünlü manken hepimizin gönlüne bir Victoria's Secret meleği olarak girdi.Ardından Orlando Bloom ile evlenip boşanmaları magazin sayfalarını uzun bir süre meşgul etti.Sonrası daha da ilginçti tabii :) GQ dergisine verdiği demeçte biseksüel olduğunu şu sözleriyle tüm kamoyuna duyurmuş oldu :"Hem erkekleri hem kadınları beğeniyorum.Keşfetmek istiyorum,asla asla demeyin." (Biliyorum hepiniz benim gibi yuh Orlando Bloom da mı yetmedi diyorsunuz.)Tabi bugün ki işimiz magazinden çok sağlık,güzellik ve stil :) 
Geçelim ünlü modelin sokak stiline.Miranda Kerr, taktığı çantalar ve gözlüklerle her zaman konuşuluyor.Gözlük seçimleri benim de her zaman dikkatimi çekiyor.Bir de şapkalara inanılmaz bir sevgisi var.Bir ropörtajında tatile çıktığınızda yanınıza alacağınız üç şey nedir sorusuna kitap,güneş gözlüğü ve şapka yanıtını vermişti.
Toplantı kombinlerinde bile çok sade bir tavrı olduğunu görebilirsiniz.




   Fiziğini sürekli spor yapmasına borçlu olan Kerr'in plates ve yoga vazgeçilmezleriymiş.Ünlü güzel yoğun olduğu için çoğu zaman günlük planı değişse de her gün en azından yarım saat yoga yapmaya çalıştığını söylüyor.
Cilt bakımında ve yemek de en çok dikkat ettiği şey ürünlerin organik olması ki ünlü modelin Kora Organics adında bir cilt bakımı markası var.
Uzun bacaklarından olsa gerek ben ona pantolon ve taytları çok yakıştırıyorum.Kendi bedenini tanıyıp ona uygun olanı bulmanın stildeki en önemli şey olduğunu her fırsatta dile getiren Miranda Kerr'e kulak vermekte yarar var.Malum çok güzel parçalar bile vücudunuzda hükmünü kaybedebiliyor




Miranda Kerr'in hayatında bir de Flynn Christopher Bloom adında bir oğlu var.Oğlunu 27 saat süren bir doğumla dünyaya getirdiğini düşünürsek ne tatlı bir anne demeden geçemeyeceğim.Neden 27 saat diye merak edenler için Kerr, normal doğum yapmak istemiş ve sezeryan olmamak için 27 saat sancı içinde oğlunu dünyaya getirmiş.Bir de çocuk peşinde koşmanın onu formda tuttuğunu söylüyor.Bu noktada dikkatinizi çekmek isterim Amerika'daki mankenler mutlaka erken yaşta anne olmayı tercih ediyorlar.Bu çok önemli bir ayrıntı bence günümüzde anne olma yaşı 30'lara sarkmışken.





Saç ve makyaj konusunda yine bayıldığım bir tarza sahip olan Kerr,genellikle pembe ve şeftali tonlarını kullanarak doğal makyaj taşımaya özen gösteriyor.Bebeksi yüz hatlarına uygun sade makyajını gecelerde de kullanıyor.Kırmızı ve bordo rujları az da olsa kullandığında mutlaka gözlerini nude tonlarla renklendiriyor.
Saçlarına gelecek olursak ünlü modelin saçlarında muhtemelen hiçbiriniz düğün maşası görmediniz :) Doğal dalgalar ve topuz en sık kullandığı modeller.Saç bakımını da ihmal etmeyen model,yeşil yapraklı sebzeler ve yüksek protein içerikli bir diyet uyguluyormuş.Kerr,saçlarının doğal hali düz olduğu için düzleştirmeye uğraşmadığını ve sık sık baş masajı yaptırdığını da söylüyor.
Sonuç olarak Miranda Kerr doğallığın takipçilerinden ve bunu tüm hayatına yayabilmiş bir model.Kemikleri sayılan modellerden hiç değil,gayet sağlıklı bir görünüme sahip.Üstelik tüm koşuşturmacasına rağmen her şeye dikkat ediyor.Spor yapmak,düzenli beslenmek için çok yoğunum ben bahanesini çöpe attıracak kadar var yani :) Bunu elbette isteyen her kadın başarabilir :)

Yeni ilham perisi yazılarım için yorum bırakırken aklınızdaki kişiyi mutlaka yazın bana fikir sizlere de yeni açılımlar olsun sevgili okurlarım :)
Devamını oku...

11 Mayıs 2015 Pazartesi

2016 Resort Chanel Defilesi

Herkese yeniden merhaba :) Bugün bol güneşli ve enerjik bir haftaya başlarken size geçtiğimiz günlerde Güney Kore'nin başkenti Seoul'de gerçekleşen Chanel defilesinin renkli dünyasından bahsedeceğim :) Karl Lagerfeld'in Kore'nin geleneksel kıyafetlerinden ilham alarak oluşturduğu koleksiyonun içinde olmayan renk yok sanki.Renkli giyinmeyi seven biri olarak koleksiyonu sizler de görün istedim :) 
Koleksiyonun büyük bir bölümünü tek parça elbiseler oluşturuyor.Aralarından en çok dikkatimi çekenler de bu elbiseler oldu.Bu yılın modası olan çizgiler bu koleksiyonunda vazgeçilmezleri arasında olmakla beraber grafik parçalardan oluşan kumaşlar sık sık kullanılmış.Bu kumaşların rengarenk oluşu boğar diye düşünmüştüm ama renkler yine Karl Lagerfeld ustalığıyla birleşince bir başka durmuş doğrusu :) Broş detayları da bir çok parçada ilgi çekiyor.


En nihayetinde bu bir Chanel defilesi içinde ceket olmadan olmaz.Tüvit ceketlerle yine Chanel farkına şahit oluyoruz.Bu koleksiyonda asla giyemem dediğim şeyse kapri pantolonlar.Ben daha kimsede güzel durduğunu görmedim.Eminim gören de olmamıştır.Bu yıl da her yerde olmasına karşın beni baştan çıkarması imkansız :) Dikkatimi çeken bir başka detay da ayakkabılar oldu.Bazılarının önlerinin küt olması güzel bir ayrıntı olmuş.Kısa topuklu olduklarını görmezden gelirsem belki onları daha çok sevebilirim :)
Son olarak Chanel hakkındaki düşüncem hep şöyle olmuştur.Her parça tek başına ve Chanel'den farklı markalarla kombinlendiğinde muhteşem oluyor.Fakat kendi ürünleriyle bana çok kaba duruyormuş izlenimi veriyor.Özellikle ceketlerine hayranım.Bu koleksiyonda da Chanel'i kullanırken bu parçalar bana tek tek eşlik ederdi diye düşünüyorum.Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum :)


Devamını oku...

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Bioderma Sebium Foaming Gel



Herkese yeniden merhaba :) Bugün sizlere yaklaşık 5 yıldır kullandığım ve asla vazgeçmediğim bir ürün olan Bioderma Sebium Foaming Gel'i anlatacağım.Bioderma sebium serisi akne eğilimli yağlı ciltler için geliştirilmiş bir ürün yelpazesine sahiptir.Cildin sebum dengesini sağlamayı hedefleyen ürünleri karma ve yağlı ciltlerin dengesini kazanmasına yardımcı oluyorlar.Cilt temizliğini cildim aşırı yağlandığı için önemli bir adım olarak görüyorum.Cildi karma veya yağlı olmayanlar bu yağlanma hissini ebediyete kadar tadamayacaklar sanırım :) Peki ben bu ürünle ne zaman karşılaştım diye sorarsanız bir zamanlar ablamın eczanesindeki tek dermokozmetik ürün olarak Bioderma vardı.Sanırım o yıllarda Türkiye piyasasına marka yeni adım atmıştı.Ablam bana önerdiğinde ergenlik dönemindeydim.Şimdi cildim o kadar aşırı yağlanmıyor ama gerçekten bu zamana kadar ne kadar jel ürün kullandıysam da dönüp tekrar tekrar aldığım temizleme jeli budur.


 


Bioderma Sebium Foaming Gel'i sizler de günlük bakım rutinlerinizde rahatlıkla kullanabilirsiniz.Ben karma ciltli olduğum için t bölgemde kullanıyorum.Yağlı ciltler için de öneriliyor.Sivilcelerinizi kurutma özelliğine sahip bu iyi bir özellik fakat aşırı kullanımında cildiniz çok kuruyabilir.Buna çözüm olarak elinize biraz alıp az biraz suyla köpürterek kullanırsanız sıkıntı olmaz.Zaten hangi jel formüllü temizleyici kurutmuyor ki cildi :) Siz 3 aşamalı cilt bakımını (temizleyici-tonik-nemlendirici) tamamladığınızda kuruma olmayacaktır.Dediğim gibi yapısı jel ama çok yoğun bir kıvamı yok.Format olarak pompalısı daha kullanışlı oluyor.Ürünün biri 200ml diğeri 500 ml olmak üzere iki boyu var ve eczaneler ile internet üzerinden dermokozmetik satan sitelerde bulabilirsiniz.Ben yeğenime ve kendime iki tane 500ml seti 50tl gibi bir fiyata aldım.Büyük bir indirime denk gelmiştim.İkili olarak alırsanız paketler daha ucuza denk geliyor.Ya da başka bir ürünle eşleştiriyorlar araştırırsanız kendinize en uygun paketi bulabilirsiniz.



Devamını oku...

7 Mayıs 2015 Perşembe

Met Gala 2015 Bakışı

Merhaba bugün sizlere her yıl geleneksel olarak düzenlenen Costume Institute Ball bilinen adıyla Met Ball 2015 kırmızı halısında neler oldu neler bitti ve ben nelere sinir krizi geçirerek baktım anlatmak istedim :)
Met Ball Metropolitan Museum of Art'ın Costume Institute adlı kanadı adına her yıl düzenlenen bir yardım galasıdır.Bu yardım gecesi New York'daki en önemli sosyal etkinlikleriden sayılmakla birlikte en büyük yardım gecesi olma özelliğini de taşıyor.Her yıl balonun ana teması için ünlüler giyim yarışına giriyorlar.Bu yıl 'China: Through The Looking Glass' temalı bir konsept oldu işte masallardı filmlerdi sanatsal çalışmalar derken bir çoğu çinli tasarımcıların ellerinden çıkmış dudak uçuklatacak anlar yaşandı.Yardım gecesi miydi yoksa soyunma gecesi miydi ben anlamadım.




Gelelim fasülyenin faydalarına bir kere bu yıl gerçekten soyunma yılı ilan edilmiş bir galaya şahit olduk.Özellikle de Beyonce Givenchy Couture elbisesiyle giyinmeden gelmişti :) Jennifer Lopez Versace tercihiyle kırmızı halıda boy gösterdi.Onu bu şekilde çok gördüğümüzden olacak ki ona bir şey diyemedim.Kim Kardashian ise Roberto Cavalli elbisesiyle 70 kiloysa 80 gözükmüş bu elbiseyle.Bu elbiselerde stil göremiyorum.Transparan sevmediğimden veya transparana karşı çıktığımdan da değil dozunda transparanın çok güzel durduğunu düşünürüm hep ama tamamen transparanın özellikle de bu üçlüdeki kalçalarla abes durduğunu düşünüyorum.Siz ne düşünüyorsunuz yorum olarak bırakın meraktan çatlıyorum :)




Bu üçlüye gelecek olursak Jennifer Lawrence'in Dior imzalı elbisesinin boynundaki detay elbiseyi bitirmiş.Gerçekten o detay olmasa çiçek motifleriyle çin esintilerini birleştirebilirdik ama detay hem boynunu kısa göstermiş hem de elbiseden çok bağımsız bir parça gibi duruyor.Cara Delevingne stil olarak çoğu zaman beğendiğim bir manken,Stella McCartney kıyafetinin konseptle alakasız olması ve sadece vücuduna body art yaptırarak konsepti yakalamaya çalışması beni şaşırttı doğrusu.Gerçi o her zaman farklı olmayı seviyor ama farklı olunacak yer burası mıydı bilmiyorum:) Bi kere balo bu ya insan elbise giymek istemez mi geçen sene de bunun bi değişik beyazını giymiştin zaten.Selena Gomez tamamen konsepte uyumlu elbisenin bembeyaz oluşunu beğenmemiş olsam da baloya uygun olması güzel bir durum tabi.Onda fark ettiğim bir şey de delicesine kilo alması oldu eskiden elbiselerin içinde kaybolurdu :)



Rihanna'ya siz ne dersiniz bilemem ama annemin gelinlik yorganını üstüne çekmiş gelmiş.Hayır saç tamam motifler tamam ama o renk ne gördüklerime inanamıyorum.İnanmak da istemiyorum.Çünkü önceki yıllarda o kadar muhteşem elbiselerle bu baloya katıldı ki insanın buna bu aklı kim vermiş diyesi geliyor.Görünmeyen elbise Stella McCartney ve GouPei pelerinle bu halini hiç sevmedim.Coldplay ile yaptığı düet Princess of China klibindeki hali ile gelseymiş daha güzel olurmuş :) İlham Perisi köşemde kendisini ağırladığım Kendall Jenner geceye Calvin Klein imzalı elbiseyle katılmayı tercih etmiş.Onun da elbisesi transparan ama diğerlerinden daha göründüğü kesin.Hafif bir savaşçıların kurşun geçirmez yeleklerine benzettim ben,az da olsa konsepte de uyduğunu söyleyebiliriz boyun detayı çin etkisini gösterirken modernize edilmiş kesimiyle ünlü güzel şık davetliler arasındaydı.Giydiğini kendine yakıştıran az olunca beğenecek insan arıyorsunuz tabi.Ben bu gala da iki kişi beğendim.Bunlardan biri Kendall Jenner diğeri ise Reese Witherspoon.


Gelelim bana göre balonun en elegant en şık kadınına :)
Kesinlikle en şık Reese Witherspoon oldu.Elbisesi Jason Wu,elbiseyi tamamladığı takıları ise Tifanny & Co. olarak karşımıza çıkıyor.Sade güzellik diye bir şey var abartmadan ne kadar güzel olmuş bir bakın.Makyaj abartısı yok,takılar tam dozunda.Sırıtan hiçbir şey göremiyorum.Geçen yıl pembe bir elbiseyle ortalığı katletmiş olmasına rağmen bu yıl en şık ünlü açık ara farkla o oldu diye düşünüyorum.Ha şimdi Çin teması bunun neresinde diye soracak olursanız.Jason Wu çinli dünyaca ünlü bir tasarımcıdır.Basit ve şahane bir iş çıkarmış bu galada tebrik etmek lazım.O kadar modanın tabanı dediğimiz markaları ezip geçmiş vallahi :)






Devamını oku...

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Louis Vuitton "Capucines" Koleksiyonu



Hepinize kucak dolusu günaydın!Bugün sizlere Louis Vuitton markasının yeni koleksiyonunu anlatmak istiyorum.Geçtiğimiz günlerde yeni çanta koleksiyonuyla karşımıza çıkan Louis Vuitton markası bu kez kimi kampanya yüzü yaptı dersiniz? Tabi ki vazgeçemedikleri Michelle Williams :)  Bu koleksiyonla birinci ikinci derken Louis Vuitton markasıyla dördüncü iş birliğini gerçekleştiren ünlü oyuncu,Peter Lindbergh tarafından önceki çekimlere kıyasla daha soğuk  bir izlenimle bizlere bakıyor.Açıkcası ben onun bakışlarını anlamlandırırken çantaları unuttum.Koleksiyonun adı Capucines.Renk skalası geniş tutulan koleksiyonun Fuşya rengi ilk günden gözleri hemen üzerine çekti :) Diğer çantalardan farkı da bu renk olmuş bana kalırsa.Klasik çanta seçimi önemli tabi .Bu tonlarda çantalar kullanırsanız etrafınızdakilerden daha ilgi çekici duracağınız kesin :) Üstelik rahat bir kombinde de sırıtmayacaktır.



Devamını oku...

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Stil Önerisi #3

Top & Jean : TOPSHOP
Ayakkabı & Çanta : ZARA 
Güneşli bir cumartesi gününden merhaba :) Bugün sizlere rahat ve şık bir günün stil önerisi hazırladım.Benim de severek kullandığım yüksek bel jean giymenin en iyi özelliği vücudunuzu daha formda göstermesidir :) Geçen sezon da hit parçalar arasında olan yüksek bel jean bu sezonda raflarda yerini aldı.Ben üst olarak 70'lere bir vurgu niteliğinde olan floral desenli bir üst kullandım.Siz daha sade olmaktan yanaysanız düz beyaz veya sarı üst tercih edebilirsiniz.Malum bugün cumartesi ayaklarımız çok yorulmasın istedim ve bu yüzden küçük topuklu bir ayakkabı kullandım.Çanta olarak omuz çantası tercih etmeme sebebim üstün askılı olması görüntü olarak da gün içinde rahat olmak adına da küçük ve elde taşınacak çantalar bizi daha rahat ettirecektir.Benden bu günlük bu kadar :) İstediğiniz herhangi bir kombin için yorum bırakırsanız en kısa zamanda blogda görebilirsiniz :) 

Devamını oku...